Dinçer Güner ile Astrologlar Arasında: Bilinç düzeyleri nelerdir?

Dinçer Güner ile Astrologlar Arasında: Bilinç düzeyleri nelerdir?
Dinçer Güner ile Astrologlar Arasında programı bu hafta Dr. Ender Saraç’ı ağırladı. Bir araya gelen ikili yaklaşan gökyüzü hareketlerinden, Saraç’ın astrolojiye olan merakına ve astrolojiyi işinde nasıl kullandığına kadar birçok konuyu değerlendi.

 
Dinçer Güner ile Astrologlar Arasında programının bu haftaki konuğu ünlü doktor Ender Saraç oldu. İki ünlü isim bir araya gelerek Dr. Ender Saraç’ın uzman bilgileri ile astrolojinin derin konuları ile birlikte 2020’yi değerlendirdiler.

Ender Saraç bilim insanı, doktor ve uzman olmasına karşın astrolojiye olan merakını şöyle dile getirdi; ”Eskiden astrolojiye ben de mesafeliydim, fakat 1989-90 senelerinde dostlarım olan Nükhet Duru, Harika Avcı gibi zamanın büyük starlarıyla Hindistan’dan astrologlar geldi. Bende meditasyon falan yapıyorum. Bu yüzden gittik. Bize bir şeyler yazdırdılar, o zaman uzman tıp doktoru olduğum için bana absürt geliyordu. Aradan yıllar geçti evde çekmeceleri yerleştirirken bir kağıt önüme düştü. Bir okudum tüylerim diken diken oldu ve gününe kadar bütün her şeyi bilmişler. Daha sonra astrolojiye merakım başladı.”

Profesyonel olarak astrolojiyle ilgilenmediğini fakat sağlık astrolojinin hayatına empoze ettiğini dile getiren Saraç; ”Her insanda yedi bilinç düzeyi potansiyeli vardır. Ortalama bir insan ilk üç bilinç düzeyini deneyimler. Birinci bilinç düzeyi uyku bilincidir. Uyku bilincinde hiç vardır. İkinci bilinç düzeyi rüyadır. Rüya bilincinde ne gördüysen o geçerlidir. Üçüncü bilinç düzeyi takılı kaldığımız ve o gözlükten hayatı gördüğümüz uyanıklık bilincidir. Uyanıklık bilincinde beş duyu ile algılayabildiğimiz kadar ile bu boyutu algılayıp, yaşadığımızdır. Bu bilinç düzeylerini herkes deneyimliyor. Fark bundan sonra başlıyor. Dördüncü bilinç düzeyi aşkın bilincidir. Burada önceki üç bilinç düzeyini deneyimlerken altıncı his dediğimiz sezgilere de geçiş emareleri başlıyor. Her bilinç düzeyinin fizyolojisi de farklıdır. Tansiyonu, nabzı, kan akışı gibi birçok şeyi farklıdır. Beşinci bilinç düzeyi ise kozmik bilinçtir. Burada artık beş duyunun ötesine geçilmiş oluyor. Uyuyan yeteneklerin uyandırılıp rahatlıkla aktive edildiği bilinç halidir. Kozmik bilince ulaşan insanlar hastalanmıyor ve yaşına göre daha genç oluyorlar. Altıncı bilinç hali ise peygamberlik bilincidir. Bu yaratan tarafından özel olarak donanımla açılmış devrelerdir. Yedinci bilinç ise son noktadır. Bütün bilinç hallerinin üstünde olduğun okyanusun içinde bir damla olduğun, ama aynı zamanda da bir okyanus içinde eridiğin, okyanus olduğunu bildiğin bilinç halidir. Bunlar neden anlattım derseniz bunlar ve astroloji arasında çok büyük bağ vardır” yorumunda bulundu.

Güner; “Yedi bilinç düzeyi astrolojide takip ettiğimiz yedi gezegeni de gösteriyor. Ay ile başlayıp Satürn’e kadar giden bir düzeydir. Satürn en büyük olgunluk seviyesidir. Her ne kadar biz bazen Satürn’ü Malefik gibi değerlendirmiş olsak da aslında Satürn kemale ermek demektir. O yedi gezegende Ay ile yani en ilkel, herhangi bir şey bilmeyen ve dürtüsel haliyle başlayıp Satürn’le bitiriyor. Aslında mesele Satürn’e ulaşmaktır. Satürn’e KARMANIN LORDU diye boşuna demiyoruz” yorumunda bulundu.

Saraç; ”İnsan hayatında her şey düzgün gidiyorsa nasıl gelişecek? Nasıl öğreneceksin? İnsanın yaşamı tırtılın kelebeğe dönüşünün hikayesidir. Tırtıl yumurtadan çıkar, sürekli yaprak yer ve öyle bir an gelir ki yediği yapraklar mucizevi şekilde bir ağ, bir ipeğe dönüşür. Sonra ikinci bir mucize ile ağzından çıkan ağı sağa sola savurmaz ve mükemmel bir mimari ile kozasını örer. Sonrasında içine girer ve bir süre sonra deler ve iki boyutlu yaşamdan üç boyutlu yaşama geçiş yapar. Mükemmel kanatlarıyla üç boyutlu yaşamı algılar. Bizler de tırtıl olarak hayata geldik. Yediğimiz yapraklarda acılarımız, kayıplarımız, hastalıklarımız, zenginliklerdir. Bir ara bunu durdurmak ve dönüştürmek gerekir. Bu nedenle hayatınızda bir dönem mola vermeli ve içinize dönmelisiniz. Bütün yaşadığınız deneyimleri gözden geçirmelisiniz. Tırtıl olarak kalma, belki bir daha şansın hiç olmayacak, kelebeğe dönüş. Bunun için de bedel ödemek gerekmektedir. Bu corona döneminde kimse fark edemedi. Kimse üst bilinç düzeyine geçmek için uğraşmadı. Yaradan bu süreçte bizlere şunu dedi, sizi evlerinize hapsediyorum, bir durun, yavaşlayın. Kötü yönlerinizi, zaaflarınızı temizleyin, bağışıklığınızı güçlendirin, iyi beslenin ve iyi insanlara dönüşün. Aslında bizim kozamız evlerimizdi. Fakat çoğu insan bunu sadece eğlenmek, televizyon izlemek için harcadı. Astroloji bize diyor ki büyüme zamanı. Satürn şu anda Oğlak burcunda ve Aralık ayına kadar da bu etkilerine devam edecek. Kendini iyi hazırlamayan, bilinç düzeyini yükseltmeyenleri kötü çarpacak. Daha sonra Satürn Kova burcuna geçince uçup gidecek ve evrim çok hızlanacak. Teknoloji hayatımıza daha çok girecek. Bir kısmın devrelerini yakacak, bir kısmını ise çok yükseltip, yüceltecektir. Ben 2020’yi bir lütuf olarak görüyorum. Bir şikayet değil esasında şükür senesi olmalı. Şükredelim ve coronadan almamız gereken dersi alalım ve dönüşelim ki bize daha sert enerji şoklamalarını yaradan göndermesin” yorumunda bulundu.

Dinçer Güner merak edilen sorulardan biri olan medikal astrolojiyi Saraç’ın mesleğinde ne kadar ve nasıl kullandığını sordu. Saraç; ”Ben genelde ilk önce hastanın burç ve yükselen burcunu soruyorum. Kişinin özelliklerine göre kendilerini yönlendiriyorum. Mesela bir Boğa burcuna sporu öğleden sonra veriyorum. Kilo vermesi için tatlı ve hamur işini kesersen olmuyor, sonra daha fazlasını geri alıyor. 25-30 yıldır bilinen zayıflatma ve iyileştirme oranı yüksek bir hekimsem eğer hastalarımı tanımamda astrolojinin çok etkisi ve faydası olmuştur” dedi.

Yorum Yapmayı Unutmayın

Oy Ver

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Yorum yaz

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

UA-91474543-1
Translate »